Gönülsüz sıcak şemal

2014-06-18 11:18:00
Ölümsüzlük ikramını alamadık, bak geçti bir hevesle.. 
Ab-ı hayatımken yudumladığımda baldan tatlıydı seyri.. Doldur arttır hadi be mübarek saki.
Kavlini inkar edenlerin düşlerine nizam sesin, günahlarının perdesi olan tenin, ikili ruhuna teslim serin şemalim.
 
Derme çatma olsun bırak nefsin. Kimin hazinesinde aklın fikrin?
Tutsak almış günah lokmalarına gidişin, devr-i aleme yasak elmaydı canımı yiyişin.
Havva'nın Hüda'sının sessizliğinde esrardan adımların. Yüreğim şahit, besbelli 4 kitapta da tanımlanmıyordu sevişin.
 
Kalbe mızrak, aşka ızdırap oldu gizemin.. Dünya alemin vefasına küsmüşsün intikam alışındı bi'çare ismim.
Günah şurubunun ikramına lâl hali kızgınlığın. Feracemin lekelerini temizleyişin, tınılanmayan ölümsüz leş'im. 
Hiç olamayacak kadar da aynım, em'im.
Gözlerinin yumukluğunca şeytansı sinsiliğin, melekleri dahi kızdıran temiz niyetim.
Göklerden inenleri bilişin ve yerin dibine dileklerimle girişin.
Hayatının umduğunu, uzaklara Besmelesiz sürmesiydi ademoğlunu mahkum eden. Adaletin patlamasıydı sevişim..
Gönlündeki aşk-ı derunu gözlerinde saklayan, alim oyunbaz!
Dualarını araf'a biriktir. İnadınla doğurduğum veryansınımı kabul eyleyecek gökleri yaratan.
Özlemini kinimde gezdirdim, itiraflarını idam edene de, ruhuna da acı.
Mest olaydık şarapsız testilerde. Sarhoş olsaydık gözümüzden süzdürdüğümüzle.
Yolları ayıranla inatlaşmadık ki; Vuslatsız kaderde sen her yere, ben haybeye..
Bundandır geceleri gönül penceremizden serkeş firarlarımız. 
İki el tutuşurda kalpleri buluşur mu? 
Kalpleri buluşur da ruhları barışır mı? 
 
Yazık olmuş ki her şeye.. Hep gelene.. Hiç bilmeyene.. Çok söyleyene. En acısı da vay zamansız gidene! Ve sahipsiz bekleyene..
 
Haydi selametle son Vay'ım, Nar-ı aşk'ımı inkar eden gönül yalanım..

 

 

101
0
0
Yorum Yaz