Okan Bayülgen'in Büyüttükleri!

2012-01-25 05:35:00
     Mağara gibi blog ve atarlı giderli yazıların içinde "Okan Bayülgen" ile ilgili yazının ne işi var demeyin. Onları yazdıran bunu da yazdıracakmış da benim haberim yoktu. Nereden estirdi bu kelam dizilimi bana bilemiyorum ama, buna geç kalmışım onun farkındayım.
     Geçenlerde bir arkadaşımla kahve içiyorduk. Biraz beni tanımak istedi. Dik başlı, kesin kararlı ve kafasındaki şekle göre olayları neticelendiren biri olarak anlattı beni.
Bu sevdiğim dostumu şaşırtan bir cümle çıktı ağzımdan. Kah Okan Bayülgen ve kah hayata dair sohbette ne gelmiş bıraktım ne de geçmiş.
     Biraz sabırlı olursanız yazımın Türk televizyonlarının kralı ile ilgisinin ne olduğunu anlayacaksınız.Yalaka, yalama diyenlere de şimdiden "Öpüyorum sizi canlarım" demek istiyorum :)
     Küçüklüğümden beri televizyon izlerim. Ve özellikle değişik yayınlar hoşuma giderdi.
Yaşıtlarım makara olsun diye şişe orlon geçirip mutfak bezi yapmaya çalıştığı zamanlarda ben "Televizyon Çocuğu" izlemeyi severdim. Adam bağlıyor kardeşim ekrana!
     Hoşuma giden kepçe kulaklı bir adam çıkıyordu orada. Değişik bir tip. Sallamayan, iplemeyen ve işine gelmeyeni anında gönderen, söyleyen! "Hoşuma" derken belden aşağı anlamayın adam akıl veriyordu bana. Fikirlerinden ve millete olan davranışından bahsediyorum. Velhasıl, diğer yayınlardaki "Ağğyy sizi çok seviyoruz, size ha bayıldık ha bayılacaz, bana imzalı bir şeysinizi şeyeder misiniz?" tarzı kelamlar duymazdım ben bu adamda. Bir günde görmedim ki birisi O'nu arayıp falanca yerdeki eltisine, görümüne ve kaynına selam etsin. Fırsat bulamazlardı. Akıllı adam buna izin vermezdi. O küçücük aklımla bana bile saçma gelirdi ve "Ulan telefon yok mu televizyondan mı haberleşiyorlar akrabalarıyla ?" demekten de kendimi alamazdım.
     Laf uzadı; bak yayında olsam benide çoktan yollamıştı.
     Diyeceğim o ki; kendini övenlere fırsat veren, insan ismi taşıdığı halde yağdanlıık vazifesi görenlere pirim vermeyecek kadar bizden ve bunları televizyonlardan ayıklayıp beyaz camda güzel işler yapan tek adamdır benim için. Bu işlerin de ne olduğunu hepimiz biliyoruz. Misal vereyim peki. Hiç yurt dışına gitmemiş birisine sunduğu imkanlar diyorum ve gerisini size bırakıyorum.
Sonra ne mi oldu ?
     Kahve içtiğim dostuma sadece şunu söyledim; "Bana hayır demeyi Okan Bayülgen öğretti"....
Her olur olmaza  müsade etmediği için, anında tarafından uzaklaştırabilmesiyle bana örnek oldu. Karşımdaki ne kadar zeytinyağı akıtsa da "Ben buyum!" diyebilmeyi öğretti... O küçük kıza olması gerekeni öğretti. Bilincime bu adam'ın doğruları yerleşti. Kale burcu bir adam Okan Bayülgen benim için... Satın alınamaz saatlerin, akıl fışkıran kelimeleri olmaya da devam ediyor.
Eh şimdi eşek kadar hatun oldum da bakın ve yine görün ki adam hala evimize konuk. Hemde haftada 5 gece... hem de bizlerin sesini dinleyerek.
     O zamanın küçümen Selvi'si, telefonu yüzüne kapattığı insanlara kahkaha atan bu kız, şimdi Okan ağabeyi'nin Yalnızlardiskosu'nda yine televizyon ve bilgisayar başında ondan feyz alarak devamlarda. Yalnız da sayılmayız biz bu yayınlarla da o ayrı :)

Seni seviyoruz ağır roman'ın incelikli hayta Salih'i! Teşekkür ederim bana öğrettiğin tüm hayır'lar için! Eşin ve İstanbul'un ile harikulade zamanlar geçirmeni dilerim...

Habersiz büyüttüğün izleyicin...




                                                S.S.

23
0
0
Yorum Yaz