Beş Dakikalık Cinnet Herşeyi Çözer!

2012-01-31 11:40:00
Beş Dakikalık Cinnet Herşeyi Çözer! |  görsel 1

Şehvetlerimi kısıtlayamadıklarımdandı. Büyüttüğüm nefretim adını koymama az var. Hepsi aynı sokak taşlarında yazılıydı. Adımı okuyanlar sokaktakiler değildi ne yazık ki. Şimdi tüm hunharca puntoları süsledi ismim. Sahip çıkamadım, oturtamadım, elini bile tutamadım ama sonunu benimle yazdım... Oynattım! Kaç tanesinden biriydik. İnsandık ama normal olmak zorunda olanlardandık. Çok örseledi beni.. Sıkıldığı vakitler de gözümden kan, parmak uçlarımdan göz yaşı bırakıyordum. İkazlarım anlamsız kalıyordu. Beni kör kuyuya batırıp çıkartıyordu bile isteye. Vücudunu satmamasını istiyordum. İkizimde saçları uzundu. Buna ihtiyacı yoktu. O kendi rolünde oynuyordu. Ben ise sahnemi çekmek istiyordum. Seti beğenmedi, ışığı beğenmedi, beni beğenmiş gibi yaptı. Anladığımı hatırladığı zamanlar kediye dönerken ben de sonuma, "Deliye" dönüyordum. Tüm amacım sadece alayına anormalleşen, kendi içimizde normalleşenden olmasıydı. Dayanamıyordum günü geldikçe geliyordu. Sinyaller beynime beynime çakılıyordu. Sürekli bir elektrik dolaşıyordu damarlarımda. Kanım çekilmiş pelte gibiyim. Oynamak istediği setin bloklarını kafasına yıkmak fena fikir değildi. Gerçi zaten erkeklere merakı da yok değildi. Kim bilebilirdi ki bir erkeğin onu sonlandıracağını ? Görüntüsüne aldandığı er kişilerin ziyadesinde, içimdeki erkeği fark ettirmem şarttı. Çok zamanlardır bunları yaşıyordum. Vaktini keşke tam bilebilsem! Kafam allak bullak. Tepemi ellediğim de saçlarım yoktu. Dümdüz ve hafif pürüzlü çimensiydi. Diken çıktı kafamda galiba. Parmak uçlarımda, hoşuma giden hafif acılar barınıyordu kafam. Göremiyordum aynaları küstürmüşlerdi bana. Oysa ki ben aynasız olamazdım. Müzik dinlemek... Devamı

Okan Baba Damardan Girdi!

2012-01-29 04:55:00
Okan Baba Damardan Girdi! |  görsel 1

Her zaman makara olur mu birader?      Okan Bayülgen "YİNE" bu gece ekrana kitledi bizleri... Birbirinden kıymetli seslerin, solukların nabzımızdan zerkettikleri şiirleri ve şarkılarını dinlemek büyük keyif verdi. Türk televizyonlarında sevenlerinin sesine kulak verip de yayın akışını buna göre tayin eden kaç kişi vardı?      Bazıları da "Öf baydı" gibi yorumlara maruz bıraktı bu güzel geceyi. İsimlerinin anlamlarını dahi bilmeyecek kadar boş vermişlikle yaşayanlardan, bu gecenin kendilerine de hitap ettiğine inandırmak zaten mümkün değildi. TT ilaveli twitlere yapılan bu müdahalelere tek bir cevabım olabilir. Hayatı hep "İpimle kuşağım, çükümle yumurtalıklarım" yaşadığınız için, bazılarının da acısı ile bu bizim hayat umrumuzda. Acılarınızın olmadığını söylemeniz, gelişiminizde sorunlar olduğunun ibaresidir. Biraz fark etmeniz kafi. Neyse olan oldu ve çok güzel oldu. Bu gece belki herkes rüyalarında seviştiklerini özledi... Bu gece belki herkes yanındayken öpemediklerini öptü... Bu gece belki herkes yalnızlığına başlangıç olan adamı/kadını aradı... Bu gece belki herkes birazcık aşık olmayı anladı... Bu gece belki herkes aşık oldu... Bu gece belki herkes ölümün tadıyla andı yalnızlıklarını... Bu gece belki herkes Azrail'e isyan etti... Bu gece belki herkes hayvanlarına sarıldı... Bu gece belki herkeslerden sayılmayan, yaşarken öldürülen eş cinsellerin ve fahişelerin de gecesiydi... Belki de hep yalnızlarımız, en yalnızlarımız onlardı!      Yıllar sonra gelen veya doğduğumuz anda alnımızda çizgilenen yalnızlıkların sebeplerini yatırdık masaya ve ameliyat ettik. İlacımızı da fazlasıyla aldık. İçimizden çıkardıklarımızla yalnızlıklarımızdan çıkardıkla... Devamı

Hayguanuş Ağşen!

2012-01-25 08:11:00

     Güzel garinem ile çok tatlı zamanlar geçirmiştik. Çok güldük, çok ağladık, çok dua ettik, çok günah çıkardık, çok mum yakıp dilek tuttuk, çok secdeler açtık, çok cem ettik...      Ailesinin içindeki ismini, yakınları bilebiliyordu. Çekingen halleri vardı haklı olarak. Siyah saçlı garinemin kaşları çok dik idi. Yalnız yüreğine korku girmişti.Yanımda rahattı ve yanında rahattım.Hepimiz onu korkutmuştuk anlaşılan. Bir kaçımız sevdik, bir kaçımız da sevmiş gibi yapıp vakti gelince "Vurun kahpeye" dedik.Utanması ve uzaklaşması gereken ne bendim, ne de canım garinemdi.      Bana "Salpi" diyen tek kişiydi... İsmimin anlamı onun saklayarak konuştuğu dilinde bu anlama geliyordu. O'nun ismi de, "Aşğen" di ama biz ona "Ayşen" diyorduk kalabalıklarda. Birgün benim evimde uykuya daldı Ağşen. Yorulmuştu ve mis gibi Türk kahvesini içtikten sonra kıvrıldı kanepeye.Vakit epey ilerleyince uyandırmak zorunda kaldım. Bu rahatsız ediş, O'nun başkalarından duydukları ile alakasızdı. 12 İmam orucunda olduğumuz için soğan başı kesemiyorduk. Bizim inançlarımıza tersti. Ufacık bir ricam ile nedenini sorarak hemen uyanıp halletti. Sebeplerini anlattım kendisine...      Bu yakınlaşmadan çok mutluydu. O'nun peder babasına, diline, dinine ve ırkına olan saygımdan sonra bir de "Dede" anlamını katmış oldu hayatına. Akşam oldu ezan vakti bekler olduk. Oruç sofrasını beraber hazırladık. Ve benimle ağzına ilk lokmasını atmak için bekledi. Ağşen'in dilinden dökülenler içimi ısıtıyordu.     "Biz aynı sofradaydık."  "Biz aynı yere dua ediyorduk." "Biz kin güdmüyor... Devamı

Okan Bayülgen'in Büyüttükleri!

2012-01-25 05:35:00

     Mağara gibi blog ve atarlı giderli yazıların içinde "Okan Bayülgen" ile ilgili yazının ne işi var demeyin. Onları yazdıran bunu da yazdıracakmış da benim haberim yoktu. Nereden estirdi bu kelam dizilimi bana bilemiyorum ama, buna geç kalmışım onun farkındayım.      Geçenlerde bir arkadaşımla kahve içiyorduk. Biraz beni tanımak istedi. Dik başlı, kesin kararlı ve kafasındaki şekle göre olayları neticelendiren biri olarak anlattı beni. Bu sevdiğim dostumu şaşırtan bir cümle çıktı ağzımdan. Kah Okan Bayülgen ve kah hayata dair sohbette ne gelmiş bıraktım ne de geçmiş.      Biraz sabırlı olursanız yazımın Türk televizyonlarının kralı ile ilgisinin ne olduğunu anlayacaksınız.Yalaka, yalama diyenlere de şimdiden "Öpüyorum sizi canlarım" demek istiyorum :)      Küçüklüğümden beri televizyon izlerim. Ve özellikle değişik yayınlar hoşuma giderdi. Yaşıtlarım makara olsun diye şişe orlon geçirip mutfak bezi yapmaya çalıştığı zamanlarda ben "Televizyon Çocuğu" izlemeyi severdim. Adam bağlıyor kardeşim ekrana!      Hoşuma giden kepçe kulaklı bir adam çıkıyordu orada. Değişik bir tip. Sallamayan, iplemeyen ve işine gelmeyeni anında gönderen, söyleyen! "Hoşuma" derken belden aşağı anlamayın adam akıl veriyordu bana. Fikirlerinden ve millete olan davranışından bahsediyorum. Velhasıl, diğer yayınlardaki "Ağğyy sizi çok seviyoruz, size ha bayıldık ha bayılacaz, bana imzalı bir şeysinizi şeyeder misiniz?" tarzı kelamlar duymazdım ben bu adamda. Bir günde görmedim ki birisi O'nu arayıp falanca yerdeki eltisine, görümüne ve kaynına selam etsin. Fırsat bulamazlardı. Akıllı adam buna izin vermezdi. O küçücük aklım... Devamı

Hazır Servis Ağır Romanım!

2012-01-16 08:35:00

     Belkide 26 gün bile doyasıya yaşayamadığım o yaşımda, 22 yaşında bir kız çocuğuna sahip olmanın sevinciydi kursağımda kalan. Sakladığım kız evlat sevgisiydi gözlerime dolan. Zamanlar biriktirmiştim hep "Birgün" ümidi ile...      Karşılaşmanın özleşeceğini bilemezdim. Sadece kıvılcımların çakması yeterli oldu. Beynimizden yüreğimze akan isyanlarımızı gözlerimizde buluşturmasının meyvesiydi her ikimizdeki. Benim sakladıklarım... O'nun sakladıkları... Hepsinin ucu bu leş kokan yeryüzünün kanunlarına dayanıyordu. Kim biliyordu ki acılarımızı? Herkesin "Dünya sikine minare götüneydi" Çok çok iyi anladım! Kucağıma gelen kundaksız ve hiç büyümeyecek bir evlat! Hemde gelişimini Ş İ M D İ L İ K  tamamlamış "Hazır servis".      Saatlerim O'nun zorbalardan ve zarbolardan sebep akıttığı göz yaşlarına kul, köle... İsmimi O'na "Anne" diye adadım. Bunun adı vicdan değil. Acımak mı ? Asla! Bunun adını bulabilseydim zaten, ölmek için yaşadığımız sahte nefes alıp vermelerim nihayete ermişti . Öyle bir kördüğümün içine çekti ki, bıraksam sular gibi akacak önümdem. Kirli sulara daha da diplenecek. Zaten her defasında "Pis" olduğunu inkar etmeyecek kadar da mert... İçindeki pırıl pırıl hayallerini de kaybederse kimse bulamayacak! Havaya uçurasım geliyor herkesi onunla olduğumda. Daha beter nefret ediyorum kendimden bile. Cinsiyetimden dahi utandırıyor beni.      Sizin hiç kocaman evladınız oldu mu? Hem de en aykırısından! Kendini tamamlanmış sanan müsvette et birikintisinin adımları ile beraber yol almak yasaktı O'na. Yanında bana da... Güllük gülistanlık gezegeninde mutlu o... Devamı

Beni Sizler Var Ettiniz... Memnun musunuz ?

2012-01-11 09:42:00

          O gün hepiniz himayeme gireceksiniz. Siyah gelinliğimin altında size huzur sunacağım. Sofranıza olmayacak mutluluklar koyacağım. Su diye geçmişteki gözyaşlarınızı içireceğim. Dualarınızı suratlarınıza çarpacağım. İyi bildiklerinizin içindeki kötüleri hesap ettireceğim alayınıza. Musallalarınızda nasıl bilindiğinize dair hiç birşey bırakmayacağım. Yer yüzündeki tüm adımlarınıza kanat takıp, ben ve benim gibilerin "Ortasına" atacağım sizi. Öğrendiklerinizi teker teker buharlaştıracaksınız. Beyninizi kemirmeye başlayacağım. Küfür edeceğim ve öğreteceğim hepinize. Saygısız çocuklar olacaksınız... Kaf dağına çıkacaksınız, ufkunuzu arayacaksınız... Doğumlarınızı hatırlayacaksınız. Kiminiz artık uçabilecek. Tepelere, dağlara, ağaç dallarına... Ya da şeytanın asa'sına! Ben gök yüzüne çıkacağım. Ardıma bakmadan ve geldiğim gibi uçacağım. Gece ile bütünleşip, sizin gibi "Siyah" martılar doğuracağım yine "Size". Güneş açınca hepsi avuçlarımdan süzülüp, zorba aydınlıklarınıza dağılacak. Karanlıkları anlayacaksınız. Işıl ışıl güneş bile bana yalvaracak! O da görkemini yavrularımla unutacak. Siz aydınlığa baktığınıza benim minik kanatlı siyah melek kuşlarım, güneşinizin üstünde kara lekeleriyle kanat çırpacaklar, özgürlüklerinde! Örnek olacaklar hepinize! Yıldızlarım çıkacak gök yüzüne. Simsiyah yıldızlarım ürkütecek sizleri... Nereden geldiğini merak edip, birden beni hatırlayacaksınız. Nefretten kızarmış gözlerim bakacak tepenize. Akıllı olacaksınız! Kibirimden kaçmaya çalışacaksınız ama ne siyah melek kuşlarım ne de siyah yıldızlarım, yavru yavru üzerinizden eksil... Devamı

Ruhumun Lideri O Olsun!

2012-01-08 03:10:00

Can'ım benim... En kıymetlim. Kimseye hediye edemediğim. Seni bana verdiklerin de benciliğimin farkında vardım. Sen bana orjinal beden, sade ruh, bedelsiz hikayem. Tek gidecek senle olan ilişkim. Aramıza kimseyi sokmayacağım. Seni hiç yormayacağım. Seni okuyup, seni yazacağım. Güzel kankalığımıza zerre toz kondurmayacağım. Sen Benim "Hayatımsın!" Benden sıkılırsan, bana ortak ararsan, beni sen de kandırırsan sakın ben'lik olmayanı yanaştırma. Beni, içimde böldüreceksen birazda benim gibi olsun bana açtığın mezarım. Tırnaklarının arasından kanlar damlasın. Gözleri hep parlak bakmasın. Yolda ilerlerken herkes gibi olmasın lütfen. Yanıma uzandığı zaman ruhumla sevişsin. Konukluğunda, önce bedenimi tanımasın. İçimden geçeni anlasın. Hastalanırsam, aynısından olsun. Yaralarımın merhemi onun kelimeleri olsun. Gözlerimin içine baktığı zaman ilahım olsun, işte o zaman yorsun! Denizleri sevmesin, ağaçlara bakmasın... Denizin köpüklerini değil, kanın köpükleri döksün saçlarımdan. Normal olmasın inanışları. Aynılaşmasın, yok olmaya yüz tutmasın. Varlığının liderliğini kazanmış olsun. Oradan oraya alsın taşısın ruhumu. Haberim olmasın baktığımda göremediklerimden. O görsün benim kalbim yerine. Benim adım olsun "O". Taşımasın beni kelimelerimle. Vücudumda izleri gezinsin. Adını yazsın keskinliklerle, avuçlarıma. Dualarımın amininde adını süreyim suratıma. Dilim dilim bölsün bakışlarıyla beni. Acısını o hissetsin, zevkini ben. Ateşlerin içinde gezdirsin kirpiklerimi. Ateşler saçayım O'na baktığımda. Kahkalarımda, ağlayışlarını duyayım. Çok sıkıldığımda kendini yeniden, yeniden, yeniden diriltsin... Anlatsın bana yok oluşunu ve yeniden var oluşunu. Kadehlerimin içinde buzum olsun, doyamadan içeyim onu bir ömür. &Ccedi... Devamı

Vereni Arıyorum, Gören Söylesin!

2012-01-05 03:22:00

"Zaman kötü, kolla götü" Lafını severim...  Çok da işe yarar. Olamadı öyle akraba düğünlerinde kendime zengin koca bulma heveslerim. Talip adı altında gelenler mi ? Geldikleri gibi gittiler :) Duygularımı düz tarafından anlatmakdı belkide argolaşmış dünyam. Diğerlerine göre "Şöför Nebahat". Veya küfürlerimle içimdeki erkeği büyüttüm. Bilemiyorum... Kadın olmanın ne kadar zor olduğunu bilmeyen var mı ? Hayat mücadelesinden ziyade haysiyet tarafından baktım bu olaya. Bazı erkek kişilerinin hatun kişilerden kolayca faydalanmaya alışması yüzünden, baktım ki sap ile saman hep girmiş iç içe. Kafamın tasını oynattıklarında bastım kalayı ya da tavrımı menfaatim olmadığı için rahatlıkla koyabildim. Anneciğimin de böyle olmamda emeği büyüktür. Hep öğütlediği şudur, "Hiç bir zaman bir erkeğe kendini ezdirme" Elimden geldiğince uymaya çalıştım. Ve asla beni zengin bir erkeğe peşkeş etme çabası olmamıştır. Kah peynir ekmek yedik akşamları, kah et. Ama hiç bir zaman "Zengin koca bul ve evlenip hayatını kurtar" diye beni satışa çıkarmadı annem. Çünkü ruhunda pezevenklik yoktu. Kızlarını zengin damatlarına satıp hava atanlara da "Benim kızım kendi ekmeğini yiyor, kul köle olmadı" diyebildi. Kusura bakmayın ama bunu yapanlara sadece fahişesi ve pezevengi diye nitelendireiliyorum. Yani anne - kız ilişkileri de yavaş yavaş ranta kurban oldu. İster evli ister flört; işin içine maddi menfaatler giriyorsa kadın kişi kendini satmış demektir. Para bitince de farklı kasalara yönelir. Çünkü "AmBank" bir şekilde parasız kalmamalı! Hem de öyle kalmamalı ki; Kızı ile damadının arası bozulduğunda, damada diğer kızını gönderen anneler görd&uu... Devamı

Hayalden Kim Ölmüş ?

2011-12-31 02:52:00

Bu kurulu oyuna getiriliş nedenimiz; anne ve babalarımızın birbirlerinin mahrem bölgelerini paylaşmasıydı. Aileler bir ayara geldi yüzük taktılar sonrada nikahı basıp bizi yaptılar. Yani imza hakimiyeti altında doğmuşuz ya, baskı alın yazısına eşit durumda. Bizi üretenlerin Dakikalarını ve ömürlerinin şehvetli anlarını paylaşmasının ürünüyüz. İstendik mi istenmedik mi belli değil ama üretirken fabrikalarımızın hiç sıkılmadıkları aşikar. Üzerimize yüklenilen herşeyi mecburiyetten yürttük. Birliktelik kurduk, evlenme vaktimiz soruldu. Evlendik, "Çocuk ne zaman ?" denildi. Ürettik anne baba olduk, "Boşanıyorlar mı ?" denildi. El alemin aslında delik olan torbalarını büzmek yerine saçmalamalarının etkisinde it gibi kaldık. Beceremeyeceğimiz misyonları zorla yükledikleri için sadece yiğitliğe bok sürdürmemek için işin üstesinden gelmeye kalktık. Sonuçlarını düşünmeden "Ben yaptım ulan!" diyebileceğimiz her boku yedik. Saatler, günler, aylar ve yıllar birleşip zorlanmalarımıza halı oldu ve adını  ömür koydular. Beynimiz bizlere küfür etse çok çok haklı. Hayaller ülkesine kaçanlardan olduk ki, Bunu "Yapmıyorum" diyene kıçımla kişnerim. Ama ne kadar da güzel yaptık sefamız daim olsun. Kimselerin olmaması, kafamıza göre takılmalarımızı, gizli olan her dürtümüzü yaşadık. Mastürbasyonun bile anlamı hayallerimiz de boyut atladı ve sadece istediğimizi yaşamak ile yer değiştirdi. Orgazm'ın sex içerikli bir kelime olmadığını düşüncelerimizde hedeflerimizi gerçekleştirirken anladık. Kim için ? Neler için ? Neden ?  Bu kadar kısıtlandık bilemiyorum ama kaçtığımız tek yer de, çikolatalı hayallerimizin kimsesiz ikti... Devamı

Ya Kayansın Ya da Kayılan!

2011-12-23 02:45:00

        Ateşlenenlerin tek ilacı, yağmuru seviyorum ama çamurunun yanında batan ayakkabılarınında olması şartı ile. Yoksa tek olduğu zaman sadece ıslanmaktan ibarek geliyor. Islattığı zerrenin kirinin akmasını izlemek esas gayem. Pislik akmıyorsa bir yerlerden, anlamam lazım ki daha büyük gürültüler ile daha iri kirler akacak.Bundan dolayı tertemiz olanın durumuna acıyorum bazı zamanlar.         Bulutların birbirlerine çarpıp yer yüzüne süzülmesini de insanların menfaatlerine benzetiyorum. Akıyor ve sel altına alıyor, göstermeden herşeyi. Hakimiyetini istediği zaman kükremesi ile belli edebiliyor. Etkilemek ne zevkli bir olaymış meğerse... Yaşı,cinsi ve farklılığı olmadan tamamen mesele sadece etki altına almak. Kudret gösterisi, hak sahibi olabilmek için desteksiz kalmamalı. Sonra egolarımızı kim tatmin edecek diye o boş beyinlerimizi boşa yorabiliriz.          Şizofren bir arkadaşımın "BEN TANRI'YIM" demesinin nedenini şimdilerde çok iyi anlayabiliyorum. Kimsenin elinde, eteğinde kalmadan öyle güzel öyle özgür yaşıyordu ki, özenmedim de değil hani. İstediği gibi düşünebilme hakkını kendi almıştı. O'na göre de hak verilmez, alınırdı. Canım benim...         Şimdiler de ise hakkını alabilmen için sıkı şakşakçıların, sağlam götdaşların,ayakçılarının ve tek bir ıslık sesi ile yanında bitecek finolarının olması şart. Kızmayınız efendim, ben demiyorum. Gördüğüm çamurun altında kalan şık ayakkabıları tarif ediyorum.          Sadece yıldızları izleyen hislerin yerini, fırtınalarına fırsat kollayanların alması acı olmasına rağmen,bazılarının kar yağışını kimse ruhundan... Devamı

Sır Sokaklarda Yatıyor!

2011-12-17 05:32:00

17.12.2011 Saat: 04.51 Yorum'un Uğurlama'sı eşliğinde...   Kafam kaç milyonda bilmeden dökülmeliyim... Parka gitmeliyim. Her zaman gittiğimden....Orada büyüdüğümden ve şimdi içtiğimden. Lambamın altı boş olmalı. O gece unutmalı şarapçı Ali dayı orayı. Ben geldim! 3 Kız geldik! Vodkalarımız, meyhimiz ve tam mezelik olmuş kaşarlaşmış eskiler... Zevki çıkmazdı! Zarbolar gelmeli en GBT'lisinden! - Bu saatte 3 kız parkta içemezsiniz! Yassaahh! Demeli.... Halka açık alandaki yassah! Kimliğimi uzatmalıyım uysal vatandaş rolü ile. - Nörüyonuz burada niye içiyonuz bakim siz ? Demeli... - Evdekiler hacı içirmiyorlar, para da yok mekansız kaldık diyebilmeliyim... Kimlikleri verip, - Taaam! Az için şikayet gelmesin, alırız diyebilmeli... Mandalina uzatmalıyım O'na en görevdeyken kullanabileceğinden. Ara ara kontrol geçişleri yapmalı sinyallerini vererek. Hani buralardalar. Biz daha gitmedik mi? Ne demişlerdi çok durmak yassah! Sıkıldım, hadi Tophane yolları taştan Roma manzarası çıkardı beni baştan! Taksiciyle nerelisin hemşeerim muhabbeti yapmalı. Deli sanmalı adam  bizi. Giderken yolda yatan insanları göstermeliyim. Bunlar da ana kuzusuydu bir zamanlar! Demeliyim... Varmalı alkolik mekana... Bardaklar dolmalı. Az vişnelisinden. Heeh Müslüm'den Esrarlı Gözler de başladı dinlemeli beni şimdi yanımdaki 2 cıbır! Sevdalarını unutmamalarını söylemeliyim. Sanki çarşaf hiç değişmemiş gibi. Özlenmeyi beklememeliler. Sanki traştan aşk nameleri duymamışlar gibi... Dinlemeliler beni sanki dostluklarını hiç kaybetmemişler gibi... Aramamalılar geçmişlerini.... Nasihat etmeliyim terk edilmiş 2 kız çocuğuna. Sanki kendileri de istememiş gibi. Esas özlemi a... Devamı

Ölüm Erkektir!

2011-12-14 16:18:00

Pis Bir Savaşın Zorunlu Askerleriyiz. Kimse, Kendi İsteği İle Katılmadı. Saklıyorlar! Cepheden Kaçtık Diye Kara Lekelediler, Beyaz Olanı Hiç Tarif Edemediler. İkilemde Kalanlardan Olduk, Boğulduk... Elimize Her geçen Ufağı da Boğduk. Kötü Olduk Pisliğe Boğulduk. Yargıladılar! YAŞAMDAN NEFRET ETME VAKTİM... AK OLANLAR KARA, KARA OLANLAR SANA ÇOK YAKIŞTI DEDİLER... Delirttiler! Gitsem mi Kalsam mı Bilemedim ? Şimdi İçimdekileri Kusma Vaktim... ELVEDA Birbirine Karışmış Çirkinle Güzel Olan Herşey ve Herkes... Kelimeleri İntihar Etmiş Kader MERHABA! Seninim... Sen İstedin ve Çirkin Kelimelerinle SUSTUM! Tipsizim, Her Zamankinden Seninle Aynı. Büyümüşüm Farkında olsam Asla Yapamazdım. Daraldı İyilik Dolu Beynim. Yine de Seninim Yönsüz Kaderim... Ne yapacağın Belli be Kaçınılmaz Sevdam, Elini Tut Ömrümün ve Öp Beni ÖLÜM... Ben En Güzel Kefenimi Senin İçin Giyinirken, En Şehvetli Kadınlığımı Sergilerken, Ve Senin İçin, Sana Ait Bedeni Heveslendirirken, Sen Sakın Kimse İle Aldatma Beni. Sana En Çok Yakışan Bendim! Ellerimi Tutup Bırakma Sakın, Sensizliklerle Dolu Fanilere. Kimsenin Ölemediği Yerlerde Yaşam Öpücüğünü Kondur Yüreğime. Zaten Farksızdık Birbirimizden Her Nefes de. Sokma İlişkimize Onları, Ve Onlar Gibi Olanları... Aşk Verme Bana. O Senden Kötü! Tek Gecelik Sevgilim, Ömrümün Beklediği Tek Prens; 2 Nefeslik Zevkim! Bak Hazırım! Sana Layıkım! Ödül Gecemi, Teslimiyet Zamanımı Bekliyorum! Elimi Tut Ömrümün ve Öp Beni ÖLÜM! Boşuna Derman Aranıyorum. Sen de Cayarsın Bedenimden. Havalanan İsimlerimden... Sahip Olmana İzin Verdim. İçimdekine Elini Süremeyeceksin. En Mahremimden Uzak Tutacağım Seni. Kullardan Yaptığımı Senden Esi... Devamı

Dün Gece Hepinizin Üstüne Çıktım!

2011-12-13 21:53:00

Sapıklar Okumasın, Çok Edepli Bir Yazı! Size göre güneşin batışı ile başlayan, saniyesiz yaşamımda değişikliklere gittim... Bindim alete. Gittim, geldim... Güzel mekandı. Sessizdi ve net! Etrafıma biraz bakındım. E haliyle ortamın cıbırıyım ya, şaşkınlık normaldi. Kimsenin olmamasına şaşırmadım. Hatta haz duydum bu kimsesizliğimden. Bir de ne göreyim çıktığım yeri görmez miyim? Yuh amma kalabalıkmış. Sivrilen erkekler, kadınlar... Tabii bunlar görünümleri ile ilgili nitelendirmelerim değil. Gördüklerim cinsiyet isimlerini vermeme yetebiliyor. Kimisi para balyalarının üstüne çıkmış, tasmasını taktığı kuklaları ile düzensiz düzenlerinde sevişiyor. Kimisi de birazcık daha yukarı çıkabilmek için altta kalanın üzerine çıkıyor. Düzen bu ya, sessiz kalan da oluyor, hayır diyebilmeyi düşünen ya da diyebilen! Yapmacık orgazm çığlıkları atan yalakları hiç söylemiyorum bile. Sonra yanıma aldığım sigaramdan yakmayı düşündüm. Hani bu da kaka ya bizim gezegende! Çat diye koydum çakmağın ateşini sigaramın ucuna verdim ateşe. O dumanını salarken biraz daha eğildim. Öyle sevişmeler, öyle çalışmalar, öyle ilişkiler gördüm ki; çıktığım tepeden aşağılara inmemek için nasıl bir fırlamalık yapsam diye düşündüm. Baktım olmayacak illa ki çıktığımız yere geri döneceğiz, bari kim neyi yapmalı diye düşündüm. Odak noktam kendi yaşam alanımdı... Kadınların feryadlarını duymak acı veriyordu. Ve herkez kadın kişilere uygunusuz davranıyordu. Hoyrat ve adice! Alkol alırız, kabahat! Severiz, kabahat! Sevişiriz, kabahat! Okuruz, kabahat! Güleriz, kabahat! Ağlarız, kabahat! Ve Bir sürü.... Kadının, kadına düşman olmadığı tek nokta ha... Devamı

Hayatınıza İlk Tecavüz Eden Kim ?

2011-12-12 23:52:00

Hah şimdi hepimiz bu soruyı merak ediyorduk zaten! Sıkıntı Tınne! Ve Tanrı'm! Belki bana kızacaksın ama eminim benim sana kızdığım kadar olamaz. Kızma da zaten. Adalet sende de sekteye uğramışsa kızabilirsin. Biz nasılsa alıştık. Dedim ya; Sıkıntı Tınne! Ve Tanrı'm! Yırtık ayakkabılarımdan mı, yoksa başkalarının yaşadığı lezzetleri dışarıdan izletip ekmek banar gibi imrendirmenden mi başlıyayım? Ve Tanrı'm! Beni neye göre yargılayacağını açıkçası merak ediyorum. Gönder beni, bokun içinde yaşamaya layıkım dediğimi hiç hatırlamıyorum. Emir büyük yerden dedik geldik de bu kadar da kanırtma istersen he ? Neticede elimden gelen sadece senin verdiklerinle sınırlı. Uzun yollar veriyorsun. Ya o uzun yolları kaçmak için kullandırıyorsun ya da karanlıkların dibindekileri görmeme imkan olsun diye. Gittiğim yol ile gördüklerim arasında farksız yaşatıyorsun.  Ne adalet ama be! Ne vermediklerin ne de verip de geri aldıkların için beni sorgulayabileceğini düşünmüyorum. Sayende kulak arkamıza geçmeyen kalmadı desem yeridir hani. Ve hala inatla eşek muamelesi etmeye devam ediyorsun. Oldu olacak kırıldı kör nacak, bir hayvan olarak gönderseydin de derdim daha az olurdu. Pardon dert demişken, ortak payda yine insanlar olurdu sıkıntı galiba. Senden uzaklaşalı çok oldu. Hatırlar mısın ne çok seninle yaşardım ? Özledin mi o günleri bilemem ama şimdi yaşadıklarımdan hiç de farksız değilmiş. Anladım ki, yumurtalar senin için daha paha biçilmez. Civ civlerin oluşunu daha güzel takip ediyorsun diye düşünmeye başladım. İsyankar kullarına ne yapıyorsun? Cehennem! Seni yanıltayım mı? Dünya gibi berbat bir yere attığın bizlerin hayatlarını takip etmek de güçlük çekmeni anlarım da, sesleri duymanı asla anlamam. Kimliks... Devamı