Sır Sokaklarda Yatıyor!

2011-12-17 05:32:00
17.12.2011 Saat: 04.51 Yorum'un Uğurlama'sı eşliğinde...
  Kafam kaç milyonda bilmeden dökülmeliyim... Parka gitmeliyim. Her zaman gittiğimden....Orada büyüdüğümden ve şimdi içtiğimden. Lambamın altı boş olmalı. O gece unutmalı şarapçı Ali dayı orayı. Ben geldim! 3 Kız geldik! Vodkalarımız, meyhimiz ve tam mezelik olmuş kaşarlaşmış eskiler... Zevki çıkmazdı! Zarbolar gelmeli en GBT'lisinden! - Bu saatte 3 kız parkta içemezsiniz! Yassaahh! Demeli.... Halka açık alandaki yassah! Kimliğimi uzatmalıyım uysal vatandaş rolü ile. - Nörüyonuz burada niye içiyonuz bakim siz ? Demeli... - Evdekiler hacı içirmiyorlar, para da yok mekansız kaldık diyebilmeliyim... Kimlikleri verip, - Taaam! Az için şikayet gelmesin, alırız diyebilmeli... Mandalina uzatmalıyım O'na en görevdeyken kullanabileceğinden. Ara ara kontrol geçişleri yapmalı sinyallerini vererek. Hani buralardalar. Biz daha gitmedik mi? Ne demişlerdi çok durmak yassah! Sıkıldım, hadi Tophane yolları taştan Roma manzarası çıkardı beni baştan! Taksiciyle nerelisin hemşeerim muhabbeti yapmalı. Deli sanmalı adam  bizi. Giderken yolda yatan insanları göstermeliyim. Bunlar da ana kuzusuydu bir zamanlar! Demeliyim... Varmalı alkolik mekana... Bardaklar dolmalı. Az vişnelisinden. Heeh Müslüm'den Esrarlı Gözler de başladı dinlemeli beni şimdi yanımdaki 2 cıbır! Sevdalarını unutmamalarını söylemeliyim. Sanki çarşaf hiç değişmemiş gibi. Özlenmeyi beklememeliler. Sanki traştan aşk nameleri duymamışlar gibi... Dinlemeliler beni sanki dostluklarını hiç kaybetmemişler gibi... Aramamalılar geçmişlerini.... Nasihat etmeliyim terk edilmiş 2 kız çocuğuna. Sanki kendileri de istememiş gibi. Esas özlemi anlatmalıyım onlara; Yaşadığını, yerini bile bile kavuşamadıklarımdan... Yanımdayken ama beni unutmuşlardan. Devam etmeliyim; Aşkın kardeş halinden, dost halinden, evlat halinden, hayvan halinden ve en doyumsuzu ana halinden.... Doldurmalıyım beyinlerini en kaçırdıklarımla. Kelepçeler takmalıyım en masumundan. Mahkum da etmeliyim en sadakatlisinden. Ağlamalıyım! En çok öğretmem gerekenden... Gülmeliyim ardından! En delirmişlikten.... Bank'a vurmalıyım! En  şiddetlisinden... Boş şişeyi kırmalıyım! En kırıntılarımdan.... Ulaşamadıklarını unutmalarından bahsetmeliyim. Hayâl kırıklıklarını bildirmeliyim. El adamını öğretmeliyim ki, bu en kahpesinden! Dayanamamalılar baskı altında alkole. Öpüjeeem demeye başlamalılar. 2 yanak uzattıktan sonra. Karşı evlere baktırmalıyım onları. Ne yapıyorlardır bu evlerdekiler ? Düşünmeliler... Kimisi Asker, Kimisi mahkum yolu bekler diye. Yok öyle cicili bicili tahminler şu anda! Yakarım mıntıkadan çıkanı!
Acıları anlayabilmeliler. Ve görmeliler ki hayatın tadı acıların yolundan geçiyor.
Var mı öyle herkesi mutlu sanmak ? Var mı öyle her güleni dost bilmek ? Var mı öyle her gözyaşına inanmak ? Biraz düşünce olacak, merak olacak ve insaf olacak. Yok mu kalmadı mı ? O zaman benim bardak yine dolacak! Evlerine teslim etmeliyim, Beyinleri dopdolu! Yarın yine bakmalıyım hallerine, düşünceleri ilk parkta ki gibi mi... Hayatın parklarında ya oyunlarımızla eğlenmeye devam edeceğiz. Veya o parklarda sığıntı duyguları yad edeceğiz. Hiç birşey yapamıyorsak, çevreye bakacağız değişmesi şart olanları bulacağız... Değişmeyene de yol açıklıkları dileyeceğiz. Baktık çaresiz yine yüz gülmüyor, vodkayı en güzeli yine vişne ile içeceğiz! Yolumuzun kesiştiği her gözyaşını ne masum ne de her kahkayı mutluluktan atılmış saymalı. Belkide anlamları çok derinde. Derinlere inemiyorsak, sığ sularda boğulup böyle yok olmayı kabulleneceğiz! Bazen de sokakta yatanları dinleyeceğiz. İşte hayatın sırrı onlarda Gizli ;) S.S.    

7
0
0
Yorum Yaz