Uslu Fahişe!

2016-01-04 02:07:00
Heyecanımdan oturduğum yeri bilemediğimi rüyalarımda öğreniyordum. Kalbimin hızlı atışını aşk sandığım yanlış tahlillerin zararlı ilaçlarıyla vücudumu sıvazlıyordum. Beynime pislik muamelesi eden sahte gülüşler içinde, samimiyet arayan aptal bir kalbin saklama kabıyım. Gözümle gördüğüm kalıplarımı, sistemin inadına yıkıp geçiyordum. Patlayıcı etkisi büyük kifayetsizlerinden azad olmak isteyen hınzır kız çocuğunun, şımarık zıplayışıydı terkedişim. Başlangıcını öptüğüm adam için geçmişini siktiğim başka bir adam..   Gördüğüm andaki masumiyetimin yalancılığından utanıyordum. Üzerimdeki hakimiyetine inandığım dağ gibi yaslandığım, utanmadan kaçacağım adamım..

Kızgınlığımın terbiyesini veren, şımarıklığımı dudaklarıyla mühürleyen, kıymetini bilmediğim can içi, sağlam sarılan adam.. Gözleri ile derdini anlatan, güldüğünde muhabbetin dibine vurduran, kadına kadın gibi davranan! Geçen birkaç günün kıymeti çok  geç anlaşılan; intikamına kurban olunan.. Bile bile geriden kölesi kılınan, cezasına boynu kıldan ince sayılan.. Hatasını gözyaşına anlatan ve duyulamayan kadın. Birkaç inlemesine razı olan,  hatırlı kahvesine donunu atan salak kadın.. Kıyılamadığı zaman şımaran, şimdi kıyıldığına buyruğuna razı olan.
Aşkın ton farkını kendi yaratan, kelimelerine takla attırsa da adamı kadar gaddar olamayan.. Cezasına bile aşık , emrine amade ruhuyla delikanlısına orospuluk yapan. Yarenine yar olamadan, yatağına elleri – ağzı bağlı fahişelik yapan. Yüreğini göğsüne dayadığında gözyaşlarına namus katıp sevgisi ile kanayan. Kıymetini bilmediğinin acısını feveranla çıkaranın faturası; özlemek, pişman olmak ve de kahrolmaktır. Ömründe kaç kere daha yakalarsın ki?
Yollarını, yıllara bölmüş sahipsiz kadınların ait oldukları yerden uzaklaşmalarındaki en büyük hüzün; hatalarının bedelini henüz ödeyememiş, kendini affettirememiş olmalarıdır. Pişmanlıkları sadece erkeğinin egosunu okşamaya yarasa da, başka kollara düşman namuslu vücutlarını kendileri eller de yine de başkasına kadın etmezler. Endamına yandığın, heyecanından ellerinin içi terleyen, sarıldığında etrafın gıpte ile baktığı aşkı, şımarıklığı ile yoksayanların hesabı “Keşke” bankasında açılmış olur. O hesaba yatan her “Ah” bedelinde faizi “Kölelik” olur.. Yüzüne söyleyemediğim kelimelerimi vücudumda raks ettirdiğim adamın güzel namelerini duymak için yalvartan aşk; geri kalan her kitapta onun adını aratacak. Hiçbir şair böylesi pişmanlığa nokta koyamaz.. Ve hiçbir senaryo böylesi fahişeliğe rol kesemez. Aptal kalbin cezasını sex pozisyonları ödüyorsa, iyi niyetin yaramadığı birkaç nankörlük vardır. Utanmalarının pahasını geç anlayan minnacık kadının tatlı bir kelam duymak için, geçmişine “Vah” etmesi ile filmin son karesine bakılır. Resim ne kadar uygun olursa olsun, oyuncunun rol verememesidir beyaz kalbe yansıyan.. Anlat deseler anlatılmayacak kadar yaşanılası dalyan gibi adam; Perişan dizelerimi ölülerin içinden seçip hortlatan…  Yaramaz bir kız çocuğunu öldürüp, dünyaya getirdiğin uslu bir fahişenin bedelini istersen yatakta ödet, istersen başkalarına ödet..
Ne gülüşlerin, ne sevişlerin, ne sohbetlerin ne de sert bakışların unutulur.. Kahve ile başlayan hiç birşeyin kötü olmayacağı gibi sende uslandırdığın kızın yüreğinde hep iyi anılacaksın…   Ve bir gün daha büyük keşkelerle başka adamların yanında hatırlanacaksın.. Aşkın sabıra yenik düşüşünün son feryadı olacaksın…

Belkide senin için; Kaybettiği güne keder sıçratan ucuz bir fahişe…
Yada başka spermlere gebe bıraktığın bataklıktaki yataklık…
 

150
0
0
Yorum Yaz