Ya Kayansın Ya da Kayılan!

2011-12-23 02:45:00
        Ateşlenenlerin tek ilacı, yağmuru seviyorum ama çamurunun yanında batan ayakkabılarınında olması şartı ile. Yoksa tek olduğu zaman sadece ıslanmaktan ibarek geliyor. Islattığı zerrenin kirinin akmasını izlemek esas gayem. Pislik akmıyorsa bir yerlerden, anlamam lazım ki daha büyük gürültüler ile daha iri kirler akacak.Bundan dolayı tertemiz olanın durumuna acıyorum bazı zamanlar.
        Bulutların birbirlerine çarpıp yer yüzüne süzülmesini de insanların menfaatlerine benzetiyorum.
Akıyor ve sel altına alıyor, göstermeden herşeyi.
Hakimiyetini istediği zaman kükremesi ile belli edebiliyor. Etkilemek ne zevkli bir olaymış meğerse...
Yaşı,cinsi ve farklılığı olmadan tamamen mesele sadece etki altına almak. Kudret gösterisi, hak sahibi olabilmek için desteksiz kalmamalı. Sonra egolarımızı kim tatmin edecek diye o boş beyinlerimizi boşa yorabiliriz.
         Şizofren bir arkadaşımın "BEN TANRI'YIM" demesinin nedenini şimdilerde çok iyi anlayabiliyorum.
Kimsenin elinde, eteğinde kalmadan öyle güzel
öyle özgür yaşıyordu ki, özenmedim de değil hani.
İstediği gibi düşünebilme hakkını kendi almıştı.
O'na göre de hak verilmez, alınırdı. Canım benim...
        Şimdiler de ise hakkını alabilmen için sıkı şakşakçıların, sağlam götdaşların,ayakçılarının ve tek bir ıslık sesi ile yanında bitecek finolarının olması şart.
Kızmayınız efendim, ben demiyorum. Gördüğüm çamurun altında kalan şık ayakkabıları tarif ediyorum.
         Sadece yıldızları izleyen hislerin yerini,
fırtınalarına fırsat kollayanların alması acı olmasına rağmen,bazılarının kar yağışını kimse ruhundan koparamaz.

  Karlar her yeri beyaza boyar ve mikropları kırar...
Kızakları alıp herşeyin üstünde kaymak da bize düşer.

Ya kayan ya da kayılan... İşte bütün mesele bu ;)
                                              S.S.

22
0
0
Yorum Yaz